Leasing Türkiye’de çoğunlukla “finansal kiralama” kavramı ile anılıyor, bu çerçeve 6361 sayılı Kanun kapsamındaki düzenlemelerle ele alınıyor. Bu rehberde leasing’in ne olduğu, satın almaya göre nasıl farklılaştığı, hangi işletme profillerine uyduğu ve operasyonel süreçleri kolaylaştırmak için nasıl kurgulanması gerektiği adım adım anlatıyoruz.
Şirket aracı ihtiyacı büyüdüğünde veya araç parkı yenilenmek istendiğinde konu, “aracı almak”tan çok daha fazlasına dönüşüyor. Teklif toplama, finansman planı, teslimat, sigorta, bakım, hasar yönetimi, lastik süreçleri ve raporlama gibi adımlar çoğaldıkça, operasyon tarafında zaman ve dikkat dağınıklığı artabiliyor. Bu noktada leasing ile araç alımı, bütçeyi yönetilebilir şekilde kontrol altına alırken süreç yönetimini de sadeleştiren bir yöntem oluyor.
1. Leasing Kavramı Nedir?
Leasing; araç gibi bir varlığı satın almadan, belirli bir süre boyunca planlı ödemelerle kullanma hakkı elde etmeyi sağlayan bir finansman ve kullanım modeli olarak tanımlanıyor. Türkiye’deki yaygın kullanımda “leasing araç alımı” ifadesi çoğu zaman finansal kiralama araç alımı anlamında kullanılıyor.
Finansal kiralamada genel işleyiş, kiracının ihtiyacına uygun aracı belirlemesi ve finansal kiralama kuruluşunun aracı tedarik ederek kiracıya sözleşme kapsamında kullandırması mantığı üzerinden ilerliyor. Bu yapı, kullanıcıya araç üzerinde kullanım hakkı tanırken mülkiyetin kiralama süresi boyunca finansal kiralama kuruluşunda kalmasını esas alıyor.
Burada önemli bir ayrım bulunuyor: Operasyonel kiralama ile finansal kiralama aynı model değil. TOKKDER, vergi uygulamaları ve işleyiş bakımından bu iki yapının farklı kurallara tabi olduğunu özellikle vurguluyor. Leasing, bu ayrım içinde daha çok finansman ve kullanım hakkı ekseninde konumlanıyor. Leasing ile ilgili genel bir özet ve merak edilenler için alt satırlardaki tabloya göz atabilirsiniz.
| Soru | Yanıt |
|---|---|
| Leasing ile araç alımı nedir? | Aracı satın almadan, sözleşmeli süre ve planlı ödemeyle kullanma modelidir. |
| Mülkiyet kime aittir? | Sözleşme süresince leasing şirketindedir, dönem sonunda opsiyon olabilir. |
| Satın almaya göre farkı nedir? | Peşin yük azalır, ödeme ve kullanım planı netleşir. |
| Kimler tercih eder? | Filosu büyüyen ve nakit akışını korumak isteyen işletmeler. |
| Operasyonel etkisi nedir? | Süreç standardı sağlar, filo yönetimini sadeleştirir. |
| Hizmet kapsamı nedir? | Bakım, sigorta gibi kalemler sözleşmeye göre değişir. |
| Dönem sonunda ne olur? | İade, satın alma veya yenileme seçenekleri değerlendirilir. |
2. Kimler Leasing Kullanır?
Leasing, pratikte farklı ölçeklerdeki işletmelerin kullandığı bir araç tedarik yöntemi olarak öne çıkıyor. Özellikle aşağıdaki profillerde ihtiyaç daha net hale geliyor:
- Araç sayısı artan işletmeler: Araç parkı büyüdükçe satın alma sürecinin onay, ödeme, teslimat ve takip adımları uzuyor. Leasing, tek seferde yüksek bütçe ayırma zorunluluğunu ortadan kaldırırken planlı ödeme düzeniyle yönetimi daha öngörülebilir hale getiriyor.
- Nakit akışını korumak isteyen şirketler: Sermayeyi araca bağlamak yerine ana faaliyet alanına yönlendirmek isteyen işletmeler, leasingi finansman dengesini koruyan bir seçenek olarak değerlendirebiliyor.
- Vade ve yenileme planı olan filolar: Araç yenileme döngüsü belirli olan şirketler de sözleşme süresini kullanım senaryosuna göre planlayarak daha kontrollü bir yapı kurabiliyor.
Ticari kullanım yoğunlaştığı takdirde araç tipi ve kullanım koşulları daha teknik hale geliyor. Bu senaryoda ticari araç kiralama ile leasing tercihi aynı çerçevede anılabiliyor. Fakat unutmayın, kararın kullanım senaryosu ve sözleşme kapsamı dikkate alınarak verilmesi önemli.
3. Satın Almaya Göre Operasyonel Süreçleri Nasıl Kolaylaştırır?
Leasing’in operasyonel kolaylaştırma etkisi genellikle iki ana başlıkta ortaya çıkıyor: Finansal planlama ve süreç standardizasyonu.
- Finansal planlama daha net bir çerçeveye oturuyor: Satın alma sürecinde peşinat, kredi koşulları, faiz oranları ve beklenmeyen masraflar bütçede dalgalanmalara yol açabiliyor. Leasing’te ise ödeme düzeni sözleşme süresi boyunca planlı bir yapı içinde ilerliyor. Bu yaklaşım özellikle çok araçlı yapılarda finans ekiplerinin yükünü azaltıyor.
- Süreçler standart hale geliyor: Araç parkı büyüdükçe en fazla zaman kaybı yaratan konulardan biri, her aracın ayrı ayrı takip edilmesi oluyor. Sözleşme disiplini, kullanım kuralları ve raporlama yapısı baştan net kurulduğunda, filo operasyonu daha düzenli ve kontrollü ilerliyor. Bu noktada filo yönetimi yaklaşımının erken aşamada belirlenmesi sürecin verimliliğini doğrudan etkiliyor.
Bazı işletmeler finansmanın beraberinde bakım, sigorta ve benzeri operasyonel başlıkların da düzenli ve yönetilebilir olmasını hedefliyor. Böyle bir ihtiyaç oluştuğunda, uzun dönem araç kiralama modeli de ayrı bir alternatif olarak değerlendirme sürecine dahil edilebiliyor.
4. Leasing ile Araç Alımı Nasıl Yapılır?
Alt satırlardaki adımlar, sahada en az sürprizle ilerleyen ve süreci netleştiren akışı yansıtıyor. Detaylar için okumaya devam edebilirsiniz.
4.1. İhtiyacı Netleştirme
- Araç tipi, kullanım amacı, yıllık kilometre
- Şehir içi ve uzun yol kullanım oranı
- Araçları kullanacak sürücü profili
- Yenileme döngüsü (Örn. kaç yılda bir değişim planlandığı)
4.2. Model Kararı: Finansman mı, Operasyonel Kolaylık mı?
Amaç aracı şirket varlıklarına dahil etmek mi, yoksa operasyonel yükten kurtularak sadece kullanıma odaklanmak mı? Bu karar; leasing'le birlikte operasyonel kiralama seçeneklerinin de aynı tabloda değerlendirilmesini sağlıyor. Tek tip çözüm yerine filonun kullanım karakterine göre model seçmek daha iyi sonuç verebiliyor.
4.3. Tedarikçi ve Sözleşme Kurgusu
- Sözleşme süresi ve ödeme planı
- Varsa teminat yapısı
- Kullanım koşulları ve operasyonel hizmet kapsamı
- Dönem sonu iade ve yenileme senaryoları
Finansal kiralama sözleşmeleri, 6361 sayılı Kanun çerçevesinde tarafların hak ve yükümlülüklerini net şekilde tanımlıyor.
4.4. Başvuru, Onay ve Teslimat
Finansal değerlendirme, onay süreci, teslimat planı ve kullanım sonrası raporlama altyapısı bu aşamada netleştiriliyor. Kimin hangi aracı hangi kurallar çerçevesinde kullandığının baştan belirlenmesi, ileride yaşanabilecek uyuşmazlıkları önemli ölçüde azaltıyor.
5. Operasyonel Yükü Azaltan Hizmet Başlıkları
Leasing sürecinde operasyonel destek kapsamı sözleşmeye bağlı olarak şekilleniyor. Uygulamada birçok işletme, aşağıdaki başlıkları bir kontrol listesi olarak ele alıyor:
- Periyodik bakım ve onarım planları
- Hasar ve kaza süreçlerinin koordinasyonu
- Lastik yönetimi
- İkame araç ihtiyacı
- Sigorta süreçlerinin takibi
- HGS yönetimi
- 7/24 destek yapısı
Bu kalemlerin netleşmesi, operasyonel sürecin daha öngörülebilir ilerlemesini sağlıyor ve filo kiralama avantajları daha görünür hale geliyor.
6. Vergi ve Maliyet Başlıkları: Neyi Başta Netleştirmelisiniz?
Vergi ve gider yazımı tarafında tek tip bir çözüm bulunmuyor. Araç türü, kullanım amacı ve güncel mevzuat belirleyici oluyor. Bu nedenle teklifleri karşılaştırmadan önce aşağıdaki maliyet kalemlerinin baştan netleştirilmesi önemli:
- Toplam finansman maliyeti ve ödeme planı
- Teminat yapısı
- Sigorta ve hasar yönetimi giderleri
- Bakım, onarım ve lastik maliyetleri
- Dönem sonu iade sürecinin mali etkisi
7. Dönem Sonu: İade ve Yenileme Süreci
Leasing süresi sonunda temel yaklaşım, aracın sözleşme koşulları doğrultusunda iade edilmesi ve yeni dönem planlamasına geçilmesi yönünde. Araç parkının yenilenmesi, sözleşmenin yeni bir araçla devam ettirilmesi veya filonun kullanım ihtiyacına göre yeniden yapılandırılması bu aşamada değerlendiriliyor.
Elektrifikasyon hedefi bulunan şirketlerde dönem sonu planlaması; şarj altyapısı, rota yapısı ve kullanım senaryosu ile birlikte ele alınıyor. İlgili durumda elektrikli araç kiralama seçeneği, filonun dönüşüm sürecini destekleyen bir alternatif olarak öne çıkıyor.
8. Operasyonel Süreçleri Kolaylaştırmak için Doğru Kurgu Nasıl Kurulur?
Filonuz için en doğru yaklaşımı belirlemek istediğinizde önce kullanım senaryosunu netleştirin, ardından vade ve kapsam kararlarını belirleyin. Son aşamada filo yönetimi kurgusunu standartlaştırarak teklifleri aynı kriterlerle değerlendirin. Bu yaklaşım, araç parkınızı büyütürken otomotiv sektörünün geleceği tarafındaki dönüşümü de daha rasyonel biçimde yönetmenizi sağlayacaktır.
Leasing ile araç alımı, doğru planlandığında araç tedarikini tek seferlik bir satın alma yükünden çıkararak yönetilebilir bir düzene taşıyor. Planlı ödemeler, sözleşme disiplini ve süreç standardizasyonu, operasyonel yükü belirgin biçimde azaltıyor.
Şirketinizin araç ihtiyacını planlı ödeme düzeniyle yönetmek, operasyonel süreçleri sadeleştirmek ve filonuz için doğru modeli belirlemek istiyorsanız, Hedef Filo uzmanlığıyla seçenekleri birlikte değerlendirebilir ve işletmenize en uygun kurguyu netleştirebilirsiniz!