Sizce, çalışılan firma ile resmi bağları koparmadan “sessiz sedasız” istifa etmek diye bir şey olabilir mi? Kurumsal hayatta pasif ama etkili bir başkaldırı olarak nitelendirebileceğimiz sessiz istifa, tükenmişlik sendromuyla birlikte bilhassa genç çalışanlar arasında giderek yaygınlaşmaya devam ediyor.
Pandemi sonrası bireyselliğin arttığı süreçte, şirketlerdeki büyük istifa dalgasına hepimiz yakından şahit olduk. Çalışanlar, kişisel hayallerini gerçekleştirmek adına istifa dilekçelerini birer birer imzaladıkça çalışma koşullarındaki açıklıklar da giderek daha iyi değerlendirilmeye ve yeniden şekillenmeye başladı. Peki, büyük istifa dalgasının hemen ardından başlayan sessiz istifa tam olarak neyi ifade ediyor? Bu ilginç kavrama dair merak edilen tüm detaylar, sayfanın devamında sizleri bekliyor!
1. Sessiz İstifa Nedir?
Çalışanın resmi olarak işten ayrılmadığı halde belirli görevleri yerine getirmeyi reddetmesi ya da çalıştığı firma adına daha az çabalaması durumuna “quiet quitting”, yani sessiz istifa adı veriliyor. Bu kavram ilk olarak 2009 yılında ekonomist Mark Boldger tarafından ortaya atılmış olsa da iş dünyasında yankı uyandırmaya başladığı zamanlar henüz taze.
İş hayatındaki durmak bilmeyen koşuşturmalar sonucu çalışanlarda açığa çıkan motivasyon eksikliği, sessiz istifanın gelişmesi için ortam yaratıyor. Özellikle pandemi sonrası yaygınlaşan sessiz istifa hareketi, personeline kişisel alan bırakmayan ve esnek çalışma koşullarından uzak firmalarda daha sık yaşanıyor.
2. Sessiz İstifanın Nedenleri Nelerdir?
- Şirketlerde maruz kalınan yoğun iş gücü,
- Emeklerin yeterli değeri görmediği düşüncesi,
- Eksik ve hatalı yönetim politikaları,
- Adil olmayan zorlayıcı koşullar,
- Çalışanlara sunulan imkanların yetersizliği…
Bu ve benzer sebeplerle açığa çıkan motivasyon düşüklüğü ve tükenmişlik sendromu, sessiz istifa hareketinin fitilini ateşleyen başlıca nedenler arasında yer alıyor. Tabii bu noktada pandemi sürecinin etkisi de büyük. Pandemiyle birlikte ev konforunda çalışmaya alışan personeller, ofis yaşantısının bu rahatlığa balta vuran dünyasına geri döndüklerinde kendilerine kişisel alan yaratmakta zorlanmaya başladı. Bu durum ise çalışanın, yaptığı işte mutlu olup olmadığı yönündeki soru işaretleriyle yüzleşmesine yol açtı.
İş ve özel hayat arasındaki dengeleri sorgulamaya başlayan çalışanların görevlerine karşı ilgisizliği kaçınılmaz oluyor. Sınırlarının ihlal edilmeye başladığını düşünen çalışanlar, sözleşme üzerindeki günlük yükümlülüklerini yerine getirmek dışında çaba göstermeyi ve ekstra görevler üstlenmeyi reddetmeye başlıyor. Bugün maddi güvenceyi elden bırakmamak adına resmi olarak istifa etmekten kaçınan pek çok çalışan, sessiz istifa yöntemine başvurmayı tercih ediyor.
3. Sessiz İstifa Belirtileri Nelerdir?
Tabiri caizse “kovulmayacak kadar” çalışmaya başlayan, en basitinden fazla mesaiye kalmayı reddeden çalışanda, sessiz istifanın çanları elbette ki birtakım belirtiler eşliğinde önceden çalmaya başlıyor. Sessiz istifa belirtileri aşağıdaki şekilde açığa çıkıyor:
- Çalışan eski motivasyonunu kaybediyor ve şirkete olan ilgisini gün geçtikçe yitiriyor.
- Çalışma azmini kaybeden personelin haliyle performansında da düşüş meydana geliyor.
- Kariyer yorgunluğu yaşayan ve yükümlülüklerini asgari düzeyde yerine getirmeye başlayan çalışan, görevlerini kimi zaman da geciktirebiliyor.
- Çalışmalarının maddi-manevi geri dönüşünü alamadığını düşünen personel, yalnızca bireysel görevlerinde değil grup çalışmalarında da geri planda kalıyor; hatta bazen toplantılara katılım göstermeyi de reddediyor.
- Farkında olarak veya olmadan sessiz istifa hareketine katılan çalışan, daha önce çok kısa sürede tamamladığı işleri günler boyunca geciktirebiliyor.
Doğrusu şu ki, sessiz istifanın sorumluluğunu yalnızca işverenlere yüklememek gerekiyor. Çalışanın psikolojik durumu bir yana, ekip arkadaşlarıyla yaşadığı çatışmalar da işine karşı eski motivasyonunu yitirmesine neden olabiliyor.
Hedef Filo ile Değişik Kafalar podcast yayınına konuk olan Digital Growth Art kurucusu Fatoş Piranlıoğlu, pandemi sonrası bireylerin kişisel alanlarına eskisinden daha çok kıymet vermeye başladığını, iş ve kişisel hayat dengesini kurmaya çalıştıklarını vurguluyor. Piranoğlu’na göre, bu noktada şirketlerin ve işverenlerin çalışma koşullarında esnekliğe gitmesi büyük önem taşıyor.
4. Sessiz İstifa Piramidi Nedir? Neyi Gösterir?
Sessiz istifa artık günümüz iş dünyasında kabullenilmesi ve çift taraflı yapıcı çözümler üretilmesi gereken bir gerçek. Peki, çalışanlar hangi noktada görevlerine ve iş yerine karşı aidiyet duygusunu kaybetmeye başlıyor? Sessiz istifayı tetikleyen ilk adım ne ve bu süreç nasıl gelişiyor? Tüm bu aşamaları yanıtlayan sessiz istifa piramidi, çalışanın şirkete karşı duygusal bağlarını koparmaya başladığı adımları gözler önüne seriyor.
Bu modele göre çalışanların yaşadığı memnuniyetsizlikler sonucu güven sorun açığa çıkmaya başlıyor. Güvensizlikle birlikte iş yerinde istikrarsız ve tutarsız tavırlar sergileyen çalışan, bu durum devam ettiği sürece değersiz hissetmeye ve emeklerinin karşılığını almadığını düşünüyor. Son aşamada ise şirkete karşı aidiyet duygusunu kaybeden çalışanlar, elzem görevlerini yerine getirdikten sonra iletişime kapalı hale geliyor ve kendi sınırları içine hapsoluyor.
5. Sessiz İstifa Ölçeği Nedir? Ne İşe Yarar?
Sessiz istifa ölçeği çalışanlar arasındaki sessiz istifa hareketini ölçümleyen, işlerine bağlılıklarını ve sergiledikleri çabayı hangi ölçüde azalttıklarını değerlendiren kavramı ifade ediyor. Şirketler bu veriler ışığında hem çalışanları hem de firmaları adına çizmeleri gereken yolu, nasıl bir tutum sergilemeleri gerektiğini ve yapıcı adımları daha net görebiliyor.
Tabii bu noktada en başta, insan kaynakları departmanının yükümlülükleri devreye giriyor. Şirket yöneticileri ve personelleri arasında köprü kuran ve çalışanların performans yönetimini de inceleyen insan kaynakları ekibi, sessiz istifanın yavaş yavaş ilerleyen adımlarını duruma göre önceden tespit edebiliyor. İnsan kaynakları sektöründeki dinamiklere dair detaylı bilgi edinmek ve sektörün inişli çıkışlı yollarını konunun uzmanından dinlemek istiyorsanız, Hedef Filo’nun “İnsan Kaynakları Kültürü” konulu podcast yayınını dinleyebilirsiniz.
6. Fatoş Piranlıoğlu’ndan Sessiz İstifaya Dair Önemli Notlar
“Sessiz İstifa Sadece Bir Trend mi?” konulu “Hedef Filo - Değişik Kafalar” podcast yayınında sessiz istifa kavramına dair görüşlerini dile getiren Fatoş Piranlıoğlu, uzun yıllar kurumsal şirketlerde çalıştıktan sonra hayallerini gerçekleştirmek ve kendi işini kurmak için yola koyulan ve bunu başaran isimler arasında.
Piranlıoğlu, pandemi sonrası yaşanan büyük istifa ile birlikte özellikle beyaz yaka çalışanların verimlilik adına kendinden ödün vermekten kaçınmaya başladığını ifade ediyor. Buna ek olarak, tükenmişlik sendromunun sessiz istifayı tetiklediğini ve sınırlarının büyük ölçüde ihlal edildiğini düşünen çalışanların gitgide içine kapandığını vurguluyor. Çünkü çalışanlar artık aynı gün içinde mesleğine emek verdiği kadar ailesine, sevdiklerine ve özel hayatına da vakit ayırmak istiyor. Çözüm ise terazinin her iki tarafını da düşünerek dengeyi kurabilmekte saklı.
Dijitalleşen dünyada yapay zekaların insan kaynakları süreçlerine katkıları hakkında merak ettikleriniz varsa Hedef Filo’nun “Dijital Çağın İnsan Kaynakları” başlıklı podcast yayını dinlemeyi unutmayın!