Tokdder Yönetim Kurulu Başkanı Önder Erdem:
Kanuni zeminlerin oluşmasını bekliyoruz...
2009 yılı krizi ile birlikte otomobil sektöründe yaşanan durgunluğa çözüm için uygulanan ÖTV indirimi sektörü bir nebzede olsa canlandırdı. Türkiye’de yeni bir alan olan ve 2003 yılından itibaren oldukça büyük bir büyüme oranı ile günümüze kadar faaliyet gösteren Operasyonel Filo Kiralama Sektörü kriz ile birlikte dinlenmeye çekildi. 2001 krizinden sonra nakit paranın değerini daha da iyi anlayan işletmeler otomobil satın almanın yerine otomobil kiralayarak eldeki sermayeyi asıl işlerine kullanmalarının daha faydalı olduğunu anladılar.
Kriz döneminde operasyonel kiralama sektörü olarak devletten herhangi bir teşvik beklemediklerini kaydeden Tokkder Yönetim Kurulu Başkanı Önder Erdem, hükümetten kriz ile ilgili bir beklentileri olmadığını, hükümettin gerekli önlemleri geçte olsa aldığını belirterek “Bizim devletten beklentilerimiz operasyonel kiralama ile günlük kiralama tarafında bizim önümüzü tıkayan engelleri kaldırmak ve bunun için bir takım kanuni zeminler oluşturmak. Eğer buda olmayacaksa kriz ortamından faydalanıp bir takım vergileri değişiklerine gitmeyi istiyoruz” dedi. Her sektörde olduğu gibi kiralama sektöründe de merdiven altı çalışma sektörün gelişmesini ve imajına büyük darbe indiriyor. Özellikle turistik bölgelerdeki günlük kiralamada merdiven altı dediğimiz korsan kiralama bir hayli ilerlemiş durumda. Bu durum turistler nezdinde Türkiye’nin imajına büyük zarar veriyor. Geçtiğimiz günlerde Avrupa’da kiralama endüstrisi ile ilgili yayınlanan raporda Türkiye’de fiyatların iyi hizmetin vasat olduğu belirtiliyor.
Önder Erdem merdiven altı uygulamaların Türkiye’yi üçüncü dünya ülkesi gibi tanıttığını belirterek, “ Avrupa’daki programlar turizm sezonu öncesi televizyon programları yaparak turistik destinasyonları geziyorlar. Hangi destinasyonda hangi sıkıntılar mevcut onu anlatıyorlar. Türkiye için kaza oranı oldukça yüksek bir ülke. Kiralanan arabalar hizmet açısından kötü diyorlar. Bu olumsuz algının tek sebebi merdiven altı uygulama. Yoksa profesyonel kiralamada hizmet Avrupa standartlarında” dedi. Kanunsuz uygulamaların kiralama endüstrisini bozduğunu söyleyen Önder Erdem mesleğin uzmanlaşmasını gerektiğini vurguluyor. Herkesin bildiği işi yaptığı takdirde ekonominin büyük oranda ve rahat bir şekilde gelişeceğini belirten Erdem sözlerine şöyle devam ediyor; “Mesela Maliye Bakanlığı’na gittiğinizde bize potansiyel vergi hırsızı gözüyle bakılıyorlar. Aslında bizim endüstrimizde bu işe gönül verenler dışında kalanlar yani merdiven altı bu imaja neden oluyor. Dolayısıyla biz merdiven altını ne tüketiciye ne de üreticiye hiçbir şey getireceğini düşünmüyoruz. Aksine zarar vereceğini düşünüyoruz. Ülkeye hiçbir faydası olmayacaktır. Vergi gelirini düşürür, hizmet alanının zarar görmesine neden olur. Hizmeti verenin hizmeti kalitesinin bozulmasına neden olur çünkü rekabet edemez. Endüstrinin büyümemesine neden olur.
Bugün Almanya’daki kişi başına günlük kiralama cirosu, Türkiye’deki kişi başı günlük kiralama cirosunun 10 katı. fiimdi oradaki endüstri büyüklüğünü düşünün sağladığı ekmeği düşünün. Yarattığı işgücünü düşünün, otomobil üreticilerine sağladığını düşünün, bir de burada nelerle uğraştığınıza bakın. Bugün Londra hava alanına indiğinizde 1000 tane kiralama aracı bulunuyor. Türkiye’de günlük kiralamada 15 bin tane araba var. Yani biz bu büyüklüklere geldiğimizde kötü mü olur. Bunun ülke ekonomisine hiçbir şekilde bir kötülüğü olamaz. Ama bu mantalite bu zihniyet bizi bir yere götürmeyecek. Bizim devletten tek istediğimiz bu konularda bize yardımcı olması ve bir hukuki altyapı oluşturmasıdır.
Yaşanan kriz ile birlikte müşterilerinin taleplerinde de değişme yaşandığını vurgulayan Önder Erdem , en iyi hizmet biçimin müşterinin iyi anlamaktan ve talebinin iyi tanımlamaktan geçtiğini belirterek “Eğer müşteriyi anlayıp ona göre bir hizmet geliştirirseniz endüstri olarak başarılı olursunuz. Bence bizim endüstrimizin bu anlamda esnek bir yapısı var. Kriz zamanında müşterilerimiz kontratları uzatın dedi, endüstri olarak bunu finansın imkânları elverdiğince yaptık. Bir de maliyet unsurunu göz önünde bulundurarak 1. el araç yerine 2. el araç kiralamalarını önerdik” dedi. Müşterilerini anlayıp ihtiyaçlarına cevap vermeye ve yeni ürünler geliştirmeye çalıştıklarının altını çizen Önder Erdem, “Demin bahsetmiş olduğumuz 2. el kiralama vardı. Yani 2. el otomobillerin kiralanmasında krizden düştük. Fiimdi şey çok önemli her zaman müşteriyi anlayacaksınız. Müşteri kraldır lafı bence doğru değil ama müşteriyi anlayacaksın. Bu talebi bir zorunlulukların bir ihtiyaçlarından veya bir geliştirme ihtiyacından yapıyor. Eğer onu anlayıp ona göre bir hizmet geliştirirseniz endüstri olarak başarılı olursunuz.
Bence bizim endüstrimizin bu anlamda esnek bir yapısı var. Kriz zamanında ne dedi insanlar uzatın dedi kontratları Endüstri bunu finanssın imkanları elverdiğince yaptı. Neden uzatıldı. 36 aylık kontrat aralık ayında bitiyordu direk 6 ay uzatın dediler ne yapacağımı bilmiyorum. Filo kaça düşecek kaça çıkacak. Adam çıkarabilirim veya siz uzatırken maliyetimi öngörüyorum, yeni vereceğiniz araba daha pahalı olabilir bana. Bütün bunları düşünerek uzatma talebiyle geldi bana. Bizde elimde bulunan imkânlar dâhilinde karşıladık. Veya dediler ki 2. el araç verelim. Yani kontratları uzatmayalım 2. el araç verelim size. Veya 1. el pahalı gelir 2. el kiralayalım. Bence bizim endüstrimiz üzerine düşeni yaptı” dedi.